|
Eskiyle yenin birarada yasanabil
OYUN 'THE PLAY'
 |
Yılın en çok ödül kazanan filmlerinden “Oyun”
Kanal D Home Video tarafından yayınlandı. SİYAD tarafından özel ödül ve Adana
Altın Portakal Film Festivali’nde Yılmaz Güney Anı Ödülü ile onurlandırılan
“Oyun”, aralarında New York Tribeca Film Festivali ödülü ve En İyi Akdeniz
Belgeseli ödülü de olan toplam on dört ödül sahibi. Pelin Esmer’in sinema filmi
tadındaki bu belgeseli Mersin Arslanköy’de yaşayan dokuz kadının kendi yaşam
öyükülerinden yola çıkarak bir tiyatro oyunu sahneye koyma çabalarını ve bu
süreçte geçirdikleri değişimi anlatıyor. “Oyun” Türk sinema eleştirmenlerinin
yanısıra Le Monde ve CNN’den övgü dolu yorumlar almıştı. |
Ödüller (2006)
Tribeca Uluslararası Film Festivali (ABD)
En İyi Yeni Belgesel Film Yönetmeni Ödülü
Trieste Uluslararası Film
Festivali (İtalya)
En İyi Belgesel Film Ödülü
Créteil Kadın Filmleri
Festivali (Fransa)
En İyi Belgesel Film Ödülü
Navarra Punto de Vista
Film Festivali (İspanya)
Seyirci Ödülü
Nürnberg Türkiye/Almanya
Film Festivali (Almanya)
Jüri Özel Ödülü Vitoria
Yeni Avrupa Filmleri
Festivali (İspanya)
İnsan Hakları Ödülü
Adana Altın Koza Film
Festivali (Türkiye)
Yılmaz Güney Anı Ödülü
Boston Türk Filmleri
Festivali (ABD)
En İyi Belgesel Film Ödülü
CMCA Akdeniz Belgesel Film
Ödülleri (Uluslararası)
Büyük Ödül (En İyi Akdeniz Belgeseli), FR3 ve ENTV (Cezayir Televizyonu)
Özel Ödülleri
SİYAD 39. Türk Sineması
Ödülleri (Türkiye)
Özel Ödül
|
SİNOPSİS
Behiye, Cennet, Fatma F.,
Fatma K., Nesime, Saniye, Ümmü, Ümmüye ve Zeynep Toros dağlarında bir köyde
yaşayan, günlerini tarlada, inşaatta, evde ve bitmek tükenmek bilmeyen
işlerde çalışarak geçiren dokuz köylü kadındır. Kadınlar yaşamın ezici
yükünü hafifletmek için bu defa bambaşka bir nedenle bir araya gelirler.
Amaçları kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu yazmak ve
oynamaktır.
O zamana kadar kapısından
bile geçmeye korktukları okulda toplanırlar; müdür Hüseyin beyle çalışırlar;
kendilerine bile anlatmaya çekindikleri hayat hikayelerini ortaya döker,
hayatlarıyla yüzleşirler. Günlerce, köyün erkeklerinin meraklı bakışları
altında, durmak yorulmak bilmeden çalışırlar, tartışırlar ve bir oyun
çıkarırlar.
"Kadının Feryadı!".
Bu belgesel film, oyunun
oluşma sürecini ve kadınların bu süreçte geçirdiği değişimi anlatıyor.
|
 |
Yorum ve Eleştiriler
Türk Basını
Fatih Özgüven, Radikal
"Tabii bu hafta asıl 'Oyun'a gitmelisiniz. 'Oyun'daki kadınlar gerginliği falan
boşvermişler, yönetmenleri sayesinde kamerayla aralarında varolabilecek
gerginliği de aşmışlar, üstelik bu çok eğlenceli ve beklenmedik derecede
yaratıcı 'kurmacamsı belgesel'de seyirciyi de eğlencelerine ortak etmeyi
bilmişler. Seyirci olarak, bağımsız-bağımlı herhangi bir filmden de daha ne
beklersiniz ki zaten? Seyredin ve mutlu olun."
Atilla Dorsay, Sabah
"Oyun- Pelin Esmer'in çok ödüllü belgeseli sinemalarda. Mersin Arslanköy'de
kadın olmanın sorunlarını bir tiyatro oyununda yansıtan köylü kadınların
portresi, sürekli bir mizahla birlikte eşsiz bir sosyolojik belge oluşturuyor. "
Alin Taşçıyan, Milliyet
"Uluslararası festivallerde büyük yankı uyandıran ve ödüller kazanan "Oyun" Türk
sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri. 'Oyun' izlediğimiz bütün gişe
filmlerinden daha eğlenceli, daha keyifli,daha coşkulu ve daha dokunaklı.
Kaçırmayın!"
Atilla Dorsay, Sabah
"Pelin Esmer'in büyük başarısı, bize köylü-kentli ayrımını nerdeyse unutturan,
tüm doğallığı içinde yakalanmış, tanımayı ve diyelim ki köy kahvesinde birlikte
oturup sohbet etmeyi isteyeceğimiz bir avuç kadını (ve elbette yanıbaşlarındaki
erkekleri) tanıtabilmesinde. Ve bunu yaparken, zorlama bir belgeci tavrına
değil, gerçek ve özgün bir kadın girişimine yaslanmasında... yürekli kadınlar
topluluğu, gerçekten de izlenmeye değer bir gösteri oluşturuyorlar. Hem
eğlenmek, hem öğrenmek, hem düşünmek için..."
Yabancı Basın
Le Monde:
"San Sebastian'da bir Türk keşfi... Pelin Esmer'in "Oyun"u konusunun gücü ve
oyuncularının dehasıyla öne çıkıyor."
Time/CNN:
"Pelin Esmer’in Oyun’u sesini duyurabilmekle kazanılan gücün neşeli bir
kutlaması."
New York Magazine:
"Kaçırmayın."
TimeSquare.com:
"Aydınlatıcı, dokunaklı ve ilham verici."
Le Journal du Pays Basque :
"San Sebastian Film Festivali'de güzel sürprizler… ilginç bir bakış açısı, güçlü
(çünkü evrensel) bir konu, çarpıcı bir sinemasal olgunluk."
Le Journal du Pays Basque:
"Bu muhteşem küçük film seyredenlerin yüzüne kocaman bir gülücük kondurdu."
Gara:
"Pelin Esmer'in çarpıcı belgeseli Oyun'u görene kadar her şeyin göreceli
olduğunu sanıyorsunuz. Her şey göreceli, iyi öyküler dşında ; onlar evrensel. "
Euskonews&Media:
"Türkiye'den Pelin Esmer'in harika belgeseli. Dahiyane, eğlenceli ve toplumsal
eliştiriyle dolu bir macera. Yanıbaşımızdaki insanların taze gerçekliğini kayda
geçirmeyi başarmış nefis bir belgesel. Hafızamdan kolay kolay silinmeyecek
yüzler."
 |
 |
Yapım Notları
Pelin Esmer Toroslar'daki köylerinde tiyatro yapan bu kadınların varlığını bir
gazetede okuduğu bir haber sayesinde öğrendi ve hemen köylerine gitti, önce
tebrik etmek sonra da onlarla ilgili bir belgesel yapma fikrini paylaşmak için.
Hiç çekim yapmadan beraber birkaç gün geçirdiler ve birbirlerini tanımaya
çalıştılar. Kadınlar üç hafta sonra yeni bir oyunun hazırlıklarına
başlayacaklarını söylediler. Oynadıkları ilk oyun başka bir köyde geçen bir
öyküyü anlatıyordu ve pek ısınamamışlardı. Bu kez o güne kadar paylaşmaya
çekindikleri öykülerini kendi hayat öykülerini, lise müdürü Hüseyin Bey'e
anlatacaklar, Hüseyin Bey onların da katkısıyla bu öykülere dayalı bir oyun
yazacak ve hep beraber köylerinde sahneleyeceklerdi. Pelin Esmer'in Oyun filmini
çekmeye karar vermesinde en belirleyici unsur bu oldu.
Pelin Esmer daha sonra yalnızca bir kez yaşanabilecek bir olaya şahit olabilmek
ve filme çekebilmek için üç hafta içinde çok kısıtlı imkanlarla üç kişilik bir
ekip oluşturdu ve Arslanköy'e gitti. Beş buçuk hafta köyün lojmanında kaldılar
ve bu süre içinde doksan dört saatlik film çektiler. Yönetmenin asıl ilgisini
çeken şey kadınların tiyatro yoluyla vermek istedikleri mesajın ötesinde, tek
tek karakterler ve oyunu sahneleme aşamasında yaşadıkları süreç ve değişimdi.
Pelin Esmer çektiği doksan dört saatlik filmi yetmiş dakikalık bir film haline
getirmek için iki yıl boyunca farklı montajlar denedi. Sonuçta söylemek ya da
söyletmektense görmeye ve göstermeye çalışan, kurmaca ile belgesel arasında bir
film ortaya çıktı.
Film tamamlandıktan, hatta festivallere gitmeye
başladıktan sonra bile Arslanköylü kadınların hayatında görünürde, gündelik
hayatlarında değişen hiçbir şey olmadı. Hayat mücadeleleri oldukça ağır
şartlarda aynen sürüyor ama bu mücadele içindeki duruş biçimlerinde,
kendileriyle, eşleriyle, çocuklarıyla ve etraflarıyla olan ilişkilerinde önemli
ve olumlu bir değişiklik var. Aslında belki değişmediler de kendilerine biraz
daha yaklaştılar. Yaşamlarında önemli anlar da yaşanmadı değil. Örneğin filmin
İstanbul Film Festivali'ndeki gösterimine katıldılar. Geçtiğimiz günlerde de
aralarından ikisi San Sebastian'da bir film festivaline davet edildi, Nisan'da
ilk kez yurt dışına çıkacaklar. Bu arada eşlerinden bazıları da tiyatroya oyuncu
olarak katıldı.
Onlar için hem "Oyun", hem hayat devam ediyor.
l>
|